UZAK DOĞU SPORLARI TAEKWONDO-KİCK BOKS-MUAY THAİ-BOKS-ALPAGU-YAKIN SAVUNMA-STEP AEROBİK-KONDİSYON MERKEZİ
Üzeyir KURT
Lider Gençlik ve Spor Kulübü

SPOR YARALANMALARI

 

SPOR YARALANMALARI

1-Spor yaralanması nedir? 
Spor yaralanmaları genel olarak sportif aktiviteler sırasında meydana gelen her türlü hasarın kolektif adıdır.
2-Spor yaralanmalarının nedenleri nelerdir?
Spor yaralanmalarının oluşumuna neden olan faktörleri iki başlık altında toplayabiliriz. Bunlar endojen (kişiye ait) ve eksojen (çevresel) faktörlerdir.
Kişisel faktörler: Fiziksel eksiklikler (kas zayıflığı, eklem kısıtlılığı, yetersiz esneklik), yorgunluk ve aşırı yüklenme, anatomik sorunlar, psikolojik faktörler (riski kabullenme, aşırı istek), geçirilmiş tam tedavi edilmemiş yaralanmalar, kas sertlikleri (aşırı egzersiz veya enfeksiyona bağlı), yaş, cinsiyet.
Çevresel faktörler: Kötü ve yetersiz spor tekniği, yetersiz ve kötü antrenman, kötü malzeme kullanımı, çevre (hava şartları), zemin, kurallara uymamak.
3-Spor yaralanmasının ciddiyeti nedir?
Bir spor yaralanmasının ciddiyet derecesini anlayabilmek için altı temel olguyu değerlendirmek gerekir. Bu olgular; yaralanmanın oluş biçimi, tedavi şekli ve süresi, spordan uzak kalınan süre, kaybedilen işgünü, kalıcı hasar ve maddi olarak maliyetdir. İşte, bir spor sakatlığının ciddiyeti bu olguların tek tek ele alınıp, değerlendirilmesi sonucu anlaşılır. Örneğin; 1-7 gün spordan uzak kalamaya neden olmuş ise HAFİF, 8-21 gün spordan uzak kalamaya neden olmuş ise ORTA, 21 günden fazla spordan uzak kalamaya neden olmuş ise AĞIR bir yaralanmadan bahsedilebilir.
4-Spor yaralanmalarının önlenmesindeki genel kurallar nelerdir?
Öncelikle ilk yapılması gereken konu sporcuların düzenli/periyodik sağlık kontrollerdir. Bu kontroller ile sezon başında sporcunun mevcut durumu ortaya konulur. Eksiklikleri belirlenir ve o eksikliklerin giderilmesi için gerekli önlemler hekimin önerisi çerçevesinde alınır. Bu noktada belirlenen eksiklikler hem fizyolojik parametreler, hem fiziksel uygunluk, hem de direkt sağlık ile ilgili eksiklerdir.
Spor yaralanmalarının oluşmasında en önemli etkenlerden biri de yetersiz ısınmadır. Bu nedenle ısınmaya ve takiben özellikle germe egzersizlerine büyük önem verilmelidir.
Burada fiziksel aktivite sonrası yapılacak soğuma da önem taşımaktadır. Her aktivite sonrası mutlaka soğuma da önem taşımaktadır. Her aktivite sonrası mutlaka soğuma egzersizleri yapılmalıdır. Germe egzersizlerini aktiviteyi takiben yapmak aktivite öncesi kadar değerli ve önemlidir.
5-Kas yorgunluğu nedir?
Egzersiz sırasında oluşan artık ürünlerin (laktik asit vb.) birikmesi ve enerji depolarının zayıflaması ile ortaya çıkan bir durumdur. Sıklıkla fiziksel kapasite (antrenman geçmişi) ile ilişkilidir. Sıklıkla egzersizi takip eden 1-2 saat içinde artık ürünlerin uzaklaştırılması ve depoların doldurulması ile sonlanır.
6- Kas ağrısı (hamlık) nedir?
Ağır veya alışılmadık düzeyde aktivitelerden sonra saatler, günler boyunca devam eden kas ağrılarına verilen isimdir. Söz konusu kaslar ağrılı, bazen şiş ve serttir. Sporcular arasında "hamlık" olarak adlandırılır. Özellikle antrenmansız sporcularda ağır ve alışmamış kas kasılmalarından sonra ortaya çıkar. Sıklıkla alışılmadık düzeyde eksentrik (kasının boyunun uzayarak) kasılmalardan, aktivitelerden (tepe iniş gibi) sonra özellikle negatif iş (fren görevi) yapan kaslarda oluşan hücresel düzeydeki hasarın bir sonucudur. Zaman içinde kendiliğinden geçer. Egzersize ara vermeyi gerektirmez.
7- Strain (Kas zorlanması) nedir?
Kasın uzayabilme kapasitesi üstünde gerilmesidir. Bu sınır aşıldığında kas zorlanmasından söz edilir. Birkaç kas lifi anatomik olarak zarar görür. Hasar bölgesinde hareket ve germelerle ağrı olmasına karşın büyük bir kuvvet kaybı ve belirgin bir kanama yoktur. Kas bütünlüğü korunur.
8-Parsiyel (Kısmi) kas yırtığı nedir?
Parsiyel (kısmi) kas yırtığı maksimum kontraksiyon (kasılma) veya gerilme sonucunda oluşur. Kas kasıldığında ağrı, belirgin kanama ve şiş (hematom) mevcuttur.
9-Kas (Tam) yırtılması nedir?
Kas yırtılması birdenbire olur ve buna ilgili kas gruplarında şiddetli ağrı eşlik eder. Kas bütünlüğü bozulmuş, ileri derecede kanama, şiş (hematom), ağrı, kuvvet ve hareket kaybı mevcuttur. Kas yırtılmasının nedenleri iki tanedir:
a. Maksimal kontraksiyonda (kasılmada) hareket koordinasyonsuzluğu.
b. Sert (uzama yeteneğini yitirmiş) bir kasın şiddetli bir dirence karşı ani hareketi.
10-Kas yırtığını hazırlayıcı etkenler nelerdir?
Bu etkenler şunlardır:
a. Yetersiz antrenman ve ısınma. 
b. Daha önce geçirilmiş yaralanmanın yetersiz rehabilitasyonu. 
c. Daha önce geçirilmiş yaralanma sonucu oluşan skar (nedbe) dokusu. 
d. Aşırı antrenman, yorgunluk, enfeksiyon. 
e. Yetersiz yumuşak doku esnekliği. 
f. Sert uzama yeteneği zayıf kas.
11- Kas yırtığında ne yapılmalı? 
Aktivite durdurulmalı. Kanama ve hasarı artıracak ilgili dokuyu zorlayacak hareketler, zorlayıcı muayene, masaj, sıcak benzeri uygulamalardan kaçınılmalı en yakın sağlık kuruluşu veya doktora başvurana kadar soğuk uygulanmalı, koruyucu bandaj veya atel yapılmalıdır.
12-Soğuk tedavisi ne zaman yapılmalıdır?
Soğuk tedavisi, sportif yaralanmaların akut tedavisinde kullanılan ana tedavi yöntemlerinden biridir. Amaç kanamayı ve enflamasyonu (iltihabi değişiklikleri) kontrol altında tutmaktır Soğuk tedavisine yaralanmayı takiben başlanıp sonraki ilk 48-72 saat devam edilmelidir.
13-Soğuk tedavisinin yararı nedir?
Soğuk uygulama ile yaralanan bölgede kan akımı azalır. Dolayısıyla kanama ve ağrıyı/hasarı artıracak maddelerin yaralanmış bölgeye göçü azalır. Tüm spor yaralanmalarından sonra şişlik ve kanamaya ait işaretler kaybolana kadar soğuk tedavisi yapılmalıdır.
14-Soğuk tedavisi nasıl yapılmalıdır?
Soğuk uygulaması 2 saatte bir, 20 dakikayı geçmemek kaydıyla buz torbaları ile uygulanabilir. Bir günde toplam uygulama süresi 2 saati (6 kere 20 dak) geçmemelidir.
Eğer soğuk tedavisi derin dondurulmuş jellerle yapılıyorsa, 20 dakika yerine 15 dakika yeterlidir. Soğuk uygulanan alanda deri direkt temastan korunmalıdır.
15-Bandajlamanın önemi nedir?
Yaralanmış bölgede akut dönemde dolaşımın dolayısı ile kanamanın/hasarın az olmasına katkı sağlar. Yaralanmanın geç döneminde ise bandaj; yaralanmış doku/eklemi sporcuya bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde hatırlatarak kişinin dokuyu korumasına katkı sağlar. Bandaj tek başına bir doku veya eklemi olası bir travmadan korumaz.
16-Kontüzyon (ezilme) nedir?
Direkt bir travma karşısında yumuşak dokuların darbe/zemin ile kemik arasında sıkışıp ezilmesidir. Damar hasarı ve sıvı çıkışı sonucunda morarma (kanın birikmesi), şiş ve ağrı ile karakterizedir.
17-Hematom nedir?
Herhangi bir travma (darbe) vb. ile oluşan damar hasarının bir sonucu olarak damar dışına çıkan kanın belli bir bölgede birikmesi (toplanmasıdır).
18-Myositis ossificans (Kas kemikleşmesi) nedir?
Kas yırtılması ve kanamayı takiben tedavinin zamanında ve gerektiği şekilde yapılmaması sonucunda kan pıhtısı üzerinde kalsiyum birikmesi ile (kemiğe benzer bir yapı) ortaya çıkan kas yaralanmalarının istenmeyen sonuçlarından biridir. Kısaca iyi tedavi edilmemiş kas zorlanmalarının (kontüzyon ve/veya yırtık) sık rastlanan bir komplikasyonudur. Bu durum kasta ağrı, kuvvet ve esneklik kaybına dolayısı ile fonksiyonel bozukluğa yol açar. İlgili kasta kopma riski yüksektir.
19-Masajın spor yaralanmalarındaki rolü nedir?
Masaj, kasları maksimum çalışmaya hazırlamakta ve kası yaralanmalarından korumaktadır. Ayrıca, antrenman veya yarışma sonrası oluşan yorgunluk verici maddelerin kas bölgesinden daha süratli uzaklaşmasına yardım eder. Tedavi amaçlı da kullanılır.
Masajın fizyolojik etkileri şunlardır:
a. Kan ve lenf dolaşımını düzenler.
b. Uyarma ve sakinleştirme yoluyla sporcunun kendini subjektif olarak daha iyi hissetmesini sağlar.
20-Eklem faresi nedir?
Eklem faresi, herhangi bir nedenle bir kıkırdak parçasının kopup, eklem içinde hareket etmesidir. Eklem içinde ağrıya ve fonksiyon kaybına neden olur.
21-Fraktür (Kırık) nedir?
Travma (darbe) ve diğer nedenlerle kemiğin anatomik bütünlüğünün bozulmasına kırık denir. Kemiğin devamlılığının bozulması; basit bir çatlak, geniş bir ayrılma veya çok parçalı olabilir.
22-Kırık neden oluşur?
Kırığın oluşmasına neden olan kuvvetler itici, çekici, sıkıştırıcı veya makaslayıcı kuvvetler olabilir. Ayrıca hastalık, yorgunluk veya yaşlılık nedeniyle doku direncinin bozulması, kemiklerde kırık oluşmasına neden olur.
23-Fissür (çatlak) nedir?
çatlak özünde bir kırık çeşididir. Burada yani çatlakta kemiğin devamlılığı sadece ince bir hat şeklindedir.
24-Distorsiyon (Burkulma) nedir?
Burkulma bir eklem zorlanmasıdır. Üç çeşit burkulma vardır. Birinci derece burkulmada eklem hafif zorlanmıştır. Bölgesel hassasiyet vardır. Eklem hareketi normaldir. İkinci derece burkulmada eklem bağlarında bazı kopmalar oluşmuştur. Az miktarda anormal eklem hareketi, kanama ve şiş vardır. Üçüncü derecede burkulmada ise bağlar tamamen kopmuştur. Büyük anormal eklem hareketi vardır. Ani ciddi şiş, kanama ve ağrı vardır.

*************************************************

 
SPOR YARALANMALARINI ENGELLEYEBİLİR MİYİZ?

Medyadan öğrediğimiz kadarı ile Çin'de yapılan Olimpiyatlarda sporcularımızın başarısızlıklarının arkasında yatan en önemli nedenlerden biri birçoğunun sakat sakat yarışmalarıydı. Takiben futbol ulusal takımımız önemli oyuncuları sakat olduğu için ideal onbiri bulmakta zorlandı. Sezon yeni açılmasına karşın birçok takımımız aynı sorunla boğuşmakta, sakatlar yüzünden takım kurmakta zorlanmakta ve bu yüzden istedikleri sonuçları alamamaktadırlar.

Neden sporcular sakatlanır? Engelleme şansımız varmıdır? Bu soruların yanıtlarını en çok lisanslı sporcunun olduğu futbol örneği ile açıklamaya çalışalım. Bilimsel çalışmaların sonuçları, futbolda görülen yaralanmaların %40-45'inin oyuncuya ait sorunlar, %15-20'inin kullandıkları malzemeler, %20-25'inin oynanan zemin, %10'unun kurallara uymamak, geri kalan %20-30'unun ise birçok değişik nedeni içerdiğine işaret etmektedir. Bu saydığımız nedenlerin birçoğuna (en azından %60'ına) yaralanmaya neden olmadan önce tedbir alma dolayısı ile yarlanmayı önleme şansına sahibiz. Örneğin zemine uygun ayakkabı giymek, doğru tekmeliği takmak ile olası yaralanmaların %15-20'sini çok kolay bir şekilde ortadan kaldırabiliriz. %12'sini tutan diz/ayak bileği eklem gevşekliğini, yine %10-12'sini tutan kas sertliğini muayene ile tespit edip uygun tedavi programları ile birkaç hafta-aylık dönem içerisinde çözebilir, olası sakatlanmayı engelleyebiliriz.

Birçok sporcu değişik nedenlerden dolayı herhangi bir yaralanmayı takiben tedavi süreçleri tamamlanmadan aktiviteye geri dönmektedir. Sıklıkla ağrısı azalan hatta kalkan sporcu yaralanma sonucu oluşan kötü dokuyu, eriyen kası, azalan kuvveti, esnekliği, fizik kapasiteyi bir kenara iterek maddi-manevi değişik nedenlerden dolayı biran evvel takımındaki yerini almak ister. Aktivitesine erken dönen, dokuları, fizik kapasitesi yapılan işe uygun olmayan sporcu eskisinden çok daha kolay bir şekilde tekrar sakatlanır. Bu kötü devinimi birkaç kere yaşayan sporcu sonuçta kronikleşmiş, uzun süren devam eden bir sakatlığa sahip olur ki futbolda görülen yaralanma nedenlerinden %15-20'sinin nedeni budur.

Medyada "falanca sporcu iğneyle oynatıldı" gibi ifadelere/yorumlara rastlarız. Aslında sporcusunun ağrısını azaltmak veya ortadan kaldırmak doktorlar için işin en kolay bölümüdür. Zaman zaman bunu yapmayan doktorlar eleştirilir, kötü/yetersiz olmakla nitelendirilirler. Takım doktoru/spor hekimi için bazı istisnalar dışında sporcuyu kontrol altında tutmanın, erken yüklemeleri engellemenin en önemli yolu/işareti ağrıdır. Hasarlanmış dokuları iyileşmemiş, halen kırılgan ve nazik olan ama ağrısı ortadan kaldırılmış olan sporcu aktivitesine devam ettiğinde yeni travmalara/zorlanmalara eskisinden çok daha açık olacak ve daha çabuk/kolay yaralanacaktır.

Eğer yaralanma ile ilgili konulan tanı doğru ise yapılacak tedavi/uygulamalar ve süreçler bellidir. Bu süreci öne çekmek, erkene almak sıklıkla mümkün değildir veya gerekli tedaviler eksik yapılacak demektir. Sadece iyi bir ekip ve yaklaşımla tedavi süreçleri boyunca sporcunun fizik kapasitesi olabildiğince yukarıda tutulabilir. Bu da doku iyleşmesini takiben sporcunun eski performansına daha çabuk dönmesine katkı sağlar. Ncak böylece sahaya dönüş süreci kısaltılabilir. Sporcunun yaralanma ile ilgili sorunun tam çözülmüş olması kimi zaman sahaya dönüş için yeterli olmaz. Bu anlamda sporcunun sakatlık psikolojisinden kurtulması, kendine güvenin eski düzeyine gelmesi de önem taşımaktadır. Yaralanmayı takiben erken yüklenmeleri engelemenin en önemli yolu, yaralanmış dokuların, genel fizik ve psikolojik yapının tekrar yüklemelere başlamak için uygunluğunun muayene ve testlerle ortaya konmasıdır. Ancak bu sayede bütün sezon boyu sürecek kronik bir sakatlıkdan kurtulunulabilir.

Sporcuları travmatik yaralanmalardan (darbeler, düşmeler vb.) koruma şansımız oldukça düşük olmakla birlikte yaralanmaların en az yarısını tutan aşırı kullanım sorunlarından koruma şansımız yüksektir. Aşırı kullanım kavramı bildiğiniz gibi göreceli bir kavramdır. Sporcunun dokularının kapasitesi ile yapılan yüklenmeler arasındaki dengeyi içermektedir. Bu denge, sporculara bir takım testler yapıp kapasitelerini ortaya koymak ve kapasitelerine uygun antrenman programları çizmekle sağlanabilir. Hazırlık dönemleri bu açıdan önem taşımaktadır. Çizilecek doğru antrenman programları ile sakatlanmlara neden olmadan istenilen zaman diliminde hedefe ulaşmak zor değildir. Sezon başında antrenörlerin antrenmansız geçen bir dönemi takiben yaptırdıkları aşırı antrenman/yüklenmeler sıklıkla aşırı kullanım sorunlarının (kas sertlik, tendinit …) ortaya çıkmasına neden olur. Antrenmanlarla ilgili diğer bir sorun da sporculara/vücutlarına toparlanma (regenerasyon) şansı vermeden yapılan yüklenmelerlerdir. Bir sonraki antrenman için yeteri kadar regenere olamamış (yenilenmemiş) vücut yorgun, fiziki ve psikolojik olarak isteksiz ve de güçsüz olacaktır. Bu da sporcunun daha kolay yaralanması neden olacaktır. Yetersiz beslenme ve enerji depolarının zayıflığı bu süreçleri olumsuz anlamda hızlandırır. Antrenmanın erken döneminde enerjisi biten sporcunun konsantrasyonu ve hareketlerindeki uyumun azalması antrenmanın verimini düşürmenin yanı sıra sporcuyu yaralanmalara daha açık hale getirir.

Sonuç olarak olası yaralanmaları ciddi oranda azaltmak mümkündür. Bunun için spor hekimi, spor fizyoterapisti, spor psikoloğu, beslenme uzmanı, yaralanma sonrası aktiviteye dönüş kondisyoneri/antrenöründen oluşan iyi bir sağlık ekibine ve ekip çalışmasına gereksinim vardır. Federasyonlarımızın, takımlarımızın ciddi bir sağlık organizasyonuna sahip olmaları ve/veya olan kulüplerimizin/sporcuların/antrenörlerin bu ekibin çalışmalarını, önerilerini ciddiye almaları gerekmektedir. Ayrıca antrenörlerimizin aşırı yüklenmelerden kaçınmaları, sporcuların kapasitelerini bir kısım testler ve gözlemlerle ortaya koyup buna uygun antrenman programları oluşturmaları gerekmektedir. Antrenörlerin regenerasyon (yeniden toparlanma) konusunu göz ardı etmeksizin antrenman programlarını ve sporcuların beslenmelerini organize etmeleri yaralanma oranlarını ciddi oranda azaltacaktır. Olası yaralanmaları engellemenin önemli bir yolu da sezon öncesi muayenelerdir. Bu muayenelerde sporcuların olası anatomik sorunları, kas kuvvet dengesizlikleri/yetersizlikleri, yetersiz esneklikleri, daha önce geçirilmiş ve tam tedavi edilmemiş yaralanmalarını tespit etmeye ve olası riski azaltmaya ciddi önem verilmelidir.

Sporcu sağlığının bir numaralı uzmanlık alanı olan spor hekimliğimiğinin ülkemizdeki gelişimi bu anlamda önem taşımaktadır. Kulüplerimizin, federasyonların, yöneticlerin ve medyanın spor hekimliğinin gelişimine vereceği katkı sorunların çözümü ve sporcularımızın başarıları açısından değerlidir.
 





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:

TAEKWONDO-KİCK BOKS-MUAY THAİ-ALPAGU-BOKS-YAKIN SAVUNMA-STEP AEROBİK-KONDİSYON MERKEZİ...